Türkiye'de boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresine ilişkin tartışmalarda yeni bir hukuki aşamaya geçildi.
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkan sağlayan ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
Kararın 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından konu 1 Ekim itibarıyla Türkiye'nin önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
AYM'nin kararında, boşanma sonrasında ekonomik açıdan zor durumda kalan eşin korunmasının anayasal açıdan önem taşıdığı ancak nafaka yükümlülüğünün herhangi bir süre veya ölçüt belirlenmeden kategorik biçimde süresiz tutulmasının taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini bozabileceği değerlendirildi.
Mahkeme, nafaka süresinin belirlenmesinde evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurların dikkate alınabileceğini belirtti.
Kararın en önemli noktalarından biri, nafakanın bugün itibarıyla tamamen kaldırılmamış olması.
AYM, yalnızca Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. İptal kararının yürürlüğe girmesi ise dokuz ay ertelendi.
Bu nedenle mevcut nafaka kararları 1 Ekim 2026 itibarıyla otomatik olarak sona ermiyor.
Önümüzdeki süreçte TBMM'nin, AYM kararının gerektirdiği yeni hukuki çerçeveyi oluşturması gerekiyor.
Tarih / Yürürlük
AYM kararı: 4 Haziran 2026
Resmî Gazete yayımı: 30 Eylül 2026
İptal hükmünün yürürlüğü: Yayım tarihinden 9 ay sonra
Nafaka konusunda bundan sonraki belirleyici aşama, TBMM'nin yapacağı yasal düzenleme olacak. Yeni sistemin nafakanın süresini hangi kriterlere bağlayacağı ve mevcut nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği önümüzdeki dönemin önemli hukuk gündemlerinden biri olacak.